BİR YOL HİKAYESİ

Günlerden 28 Ekim... Eşimle Bodrum'dan Ankara'ya dönüyoruz. Yollar sakin...ormanlık alanda keyifle ilerlerken Denizli'ye yaklaşık 50 Km. kala önümüze fırlayan puanter cinsi bir köpekle irkildik.

Hayvancağız o kadar perişan gözüküyordu ki! Sanki son enerjisi ile bizim önümüze atlayarak yaşam savaşını kazanmaktı amacı! Daha önceleri bir sahibi olduğu belliydi boynundaki tasmasından...oraya nereden, nasıl veya ne şekilde geldiği belirsizdi. Azıcık da olsa yanımızda bulundurduğumuz yiyeceklerle köpeğin karnını doyurmanın huzurunu yaşayıp, yanımıza alarak 3 kişi yola koyulduk.

Denizli çıkışındaki restoranların bulunduğu bölgede verdiğimiz molada sevimli dostumuza, restoran sahibi sahip çıktı. Sevgili dostumuzu yeni evine teslim ederek ayrıldık.

Bu sefer mutlu biten bir yol hikayesiydi...ama yolun geri kalan kısmını vicdan muhakemesi yaparak geçirdik. Öylesine ucra bir yere bu köpek nasıl gelmişti?? Ağzında dili olsaydı da bize neler yaşadığını anlatabilseydi keşke. Tüm kalplere biraz sevgi ve vicdan dileklerimle..

Bekir Coşkun
makaleleri.

Yalçın Ergündoğan
makaleleri.

 
ArtPlast [Mail List]

E-Mail List