SLOGANIMIZ ” ÖNCE CANLAR “

DOĞÇEV; Doğa ve Çevreyi Koruma, Yaşatma Derneği, 2005 yılında doğal hayatın ve dengenin korunması amacıyla doğayı ve doğadaki her türlü canlıyı korumaya, yaşatmaya çalışmak, bozulma veya yok olma riskini önlemek, doğa ve hayvan sevgisini yaymak ve bu amaçla sosyal, bilimsel, ekonomik ve kültürel alanlarda çalışmalar ve faaliyetler yapmak üzere kurulmuştur.

Bu amaçlar doğrultusunda Çevre ve Orman Bakanlığı Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Şube Müdürlüğü’nce yürütülen ‘HATIRA ORMANI’ kampanyası kapsamında Derneğimize tahsis edilen arazinin ağaçlandırılması çalışmalarına başlanılmış olup, ağaçlandırma faaliyetlerimiz devam etmektedir.

Ormanımız içinde 250 sahipsiz kedinin barınabileceği kedi evimiz ve elli sahipsiz köpeğin barınabileceği köpek evimiz mevcuttur. Buradaki dostlarımızın kısırlaştırma işlemleri, rutin aşı ve sağlık kontrolleri gönüllü veterinerimiz, düzenli bakım ve temizlik işleri ise sorumlu personellerimiz tarafından yapılmaktadır.

Özellikle sahipsiz hayvanların korunması, rehabilite edilmesi, kısırlaştırılması, aşılatılması ve sahiplendirilmeleri konusunda çalışmalarımız ile doğadaki canlıların yaşatılmasına ve ekolojik dengenin
korunmasına çalışılmaktadır.

Derneğimiz, özellikle çocuklarımız olmak üzere toplumun her kesimine doğa ve canlı sevgisini aşılamak ve yaymak amacıyla çeşitli eğitici faaliyetlerde ve etkinliklerde bulunmakta ve ÖNCE CAN sloganı ile
çalışmaktadır.

Saygılarımla,

Behiye Eryılmaz

Print

BIR GÜN DEĞIL ,HER GÜN
Desteğinize ihtiyacımız var. Aylık, düzenli yapacağınız küçük ödemeler, Canlarımıza ve Doğaya büyük katkı sağlayacaktır. DOĞÇEV Doğa ve Çevreyi Koruma, Yaşatma Derneği Hesap Numarası: Türkiye İş Bankası Köroğlu Şb. Ankara. TR08 0006 4000 0014 2340 3147 41

 

 

 

 

Deniz Tokmak Ekinci’nin sayfasında hakkımda paylaştığı iddiaları hemen cevapladım, ama kendisi yorumumu hemen sildi.
ayrıca Sevgi Anne ile çektirdiği resim Sevgi Anne Barınağı’nın önünde değil seranın önünde çekilmiştir. Çünkü dışarıdan bile belli durum gizlenmek istenmiştir… Cevabım aşağıdadır:
Hayvanların acı ve sıkıntılarını bilerek,bilmeyerek çarpıtanlar ve yalan beyanda bulunanlar bundan asla menfaat sağlayamayacaktır. DENİZ TOKMAK EKİNCİ Sevgi Anne konusunda tamamen gerçek dışı ifadeler kullanmıştır.Menfaat sağlamak için belli mercilere yaklaşıp bir şeyler yapıyormuş gibi bu konuda emek veren kişilere saldırmaktadır.
1- Sevgi Annenin köpekleri baktığı yer sıcak bir yuva değil ,kapısı penceresi olmayan bir çöp evdir.(bunu herkes yetkililer de biliyorlar).Kimseye emanet edemediği köpekler açlıktan birbirini parçalıyor,çoğu uyuz,bir çoğu hasta ve gebe. Köpekler aşısız, kısırlaştırılmamış bu ölüm kampına mahkum edilmiş,kimse içeriye sokulmadığı için ve yardım elini uzatanlar öneride bulunduğu zaman düşman ilan edildiği için,senelerdir Ankara’nın göbeğinde bu vahşet yaşanmıştır.
2- İki-üç senedir,dışarıdan görerek ihtiyacı olduğunu düşündüm ve yiyecek yardımı yapmaya çalıştım.o sıra Deniz hanımla tanıştık ve Sevgi Anne’ye yiyecek yardımı yapabilir misiniz diye sordum.o da o günlerde Keçiören Belediyesi ile reklam panolarına afiş çalışmaları yapıyorlardı.(kendi ifadesine göre). Hiç kaçırmayıp Keçiören Belediyesi ile Sevgi Anne barınağına gidip fotoğraf çekmek istemişler Sevgi Anne bana telefon edip,benim başıma bunu sen sardın söyle beni rahat bıraksın dedi.
3- O evin kapısı yok ki anahtarı bana versin.Ben yiyecek götürmüştüm her zaman olduğu gibi telefonla aradım(5 kere) cevap vermeyince hasta olduğunu düşünerek arabayla tel kapıya yanaştım ve ısrarla kornaya bastım.(Kapıdaki köpekler eşimi ısırdığı için arabadan inmiyorduk).Ayrıca kendisi de
inmemizi istemiyordu.Ev gibi olan yerden adeta sürünerek tel kapıya geldi.simitçinin yardımıyla arabaya bindi ve hastahaneye götürdüm.3-4 saat sonra hastahaneye yatırdım.Yol boyunca hayvanlarla kim ilgilenecek diye sordum.Hiç kimse yok dedi.Sonra Etimesgut Belediyesi veteriner md.Ömer bey 2 kişi versin o besler dedi.
4- Hastahaneden döndüğümde simitçi oradaydı.Bize hayvanların birbirini öldürdüğünü söyledi. bunlardan biri kapını önün de diğeri ortada görünen yerdeydi.Ömer beye haber verdik. Pet shop tan 150kg mama geldi.Bu mamaları öndeki tel boyunca 4kişi aralıklarla durarak attık(75kg).Ayrıca yanımızdaki 2 büyük koli eti de attık.orta bölmedekiler doyunca Nusret bey içeri girdi,sularını ve arkadakilerin mamasını(75kg)verdi.Bu çabalarımız olurken Ömer bey de gelmiş 5 mama da getirmişti .Hayvanlar doyduğu için sonra vermesini kararlaştırdık.Tabii ki ben, arkadaşım, simitçi ve Ömer bey dışarıdan yardımcı olduk.Sonra iki arkadaşımız geldi onlarda getirdikleri .verdiler içerideki vahşeti görüntülediler. Üçüncü ölü köpeği yatağında buldular.Ben sonra Hazar fırına gittim 6 çuval ekmek alıp döndüm aldıklarımı Sevgi Annenin Doblo arabasına koyduk.(kapısı açık)
Sanırım akşam üstü saat on sekiz sıralarında eve döndüm.Çevre Bakanlığından pazar günü cep telefonundan Nilda Hanımı aradım olayı anlattım.
Eşimin rahatsızlığı nedeniyle bir saatliğine ayrıldığım evime zamanında dönemedim.(10/12/2015 kalp krizi, by pass) O gün saat on dokuz sularında Enboli attı.Yani hala zor günler yaşıyoruz.
5- Amacım sadece canlarımıza yardımcı olabilmek.Oranın tahliyesinin gerekli olduğunu düşünüyorum. Sevgi Annenin sağlık durumunun ve hatta kimsenin öyle kapısı penceresi olmayan bir çöp evde yaşaması mümkün değil .Ayrıca canlarımız da böyle bir zulmü hak etmiyor.

 

SAHİPLENMEYİ BEKLEYENLER